Tarihimiz

İletişim

Ad *
E-posta *
Mesaj *

Adres:

Başpınar Mah. 1134 Sok. No: 13/10

(Şeref Kırval Pasajı) Hendek / SAKARYA

Telefon:

0264 281 79 27

0535 352 04 12

 

E-posta:

dursunyelken@gmail.com

NİLÜFER

Kategori:
Nilüfer ÇAKIROĞLU, Edebiyat, Roman
SKU:
978-605-83317-1-6
Fiyat:
300.00₺
Yayınevi:
ORHUN
Sayfa:
184
Boyut:
13,5 x 19,5
Kâğıt cinsi:
Enzo 70 gr.
Cilt:
Amerikan
Yayın Yılı:
2016
{{variant.name}}:
{{opt.name}}
{{opt.value ? '' : opt.name}}
{{opt.value ? '' : opt.name}}
20
Açıklama

"Çakıroğlu" olmak diye bir idolizm vardı benim hayatımda. Her soyadım zikredilişinde ister istemez bu gururu benliğimde duyardım. Bunun akabinde ailemle duyduğum iftiharın bende çok ayrı bir yeri vardır. 1976 yılı 9 Ocak’ta dünyaya geldim. Karlı bir kış gecesinin sabahına karşı doğan sadece bir kız çocuğu değildim. Babam yetmişli yıllarda Almanya'da işçi iken sürekli bir kız çocuğuna sahip olmak istediğini duyardım ben onun dilinde. 6 yıllık gurbet hayatının sonunda babam Almanya'da veda eder. Annem ilk doğan yavrusunu henüz 52 günlük bir bebekken kaybeder. Ardından iki ağabeyim Arif ve İdris dünyaya gelir. Annem ilk evladını anlatırken:

-"Sarı saçlım, mavi gözlüm." diye her zikredişinde gözleri buğulanır, ciğer yankısıyla göğsü kabarırdı. Babamın sürekli kız çocuğu arzusu bir tutkuya dönüşür. Rahmetli teyzemden duyardım:

 

-"Eğer bir kız çocuğum olursa uğruna 4 kurban keseceğim. Koynumda büyüteceğim. Damadım olacak kişiyi baş köşeye oturtacağım evime geldiğinde."

NİLÜFER

Kategori:
Nilüfer ÇAKIROĞLU, Edebiyat, Roman
SKU:
978-605-83317-1-6
Fiyat:
300.00₺
Yayınevi:
ORHUN
Sayfa:
184
Boyut:
13,5 x 19,5
Kâğıt cinsi:
Enzo 70 gr.
Cilt:
Amerikan
Yayın Yılı:
2016
{{variant.name}}:
{{opt.name}}
{{opt.value ? '' : opt.name}}
{{opt.value ? '' : opt.name}}
20
Açıklama

"Çakıroğlu" olmak diye bir idolizm vardı benim hayatımda. Her soyadım zikredilişinde ister istemez bu gururu benliğimde duyardım. Bunun akabinde ailemle duyduğum iftiharın bende çok ayrı bir yeri vardır. 1976 yılı 9 Ocak’ta dünyaya geldim. Karlı bir kış gecesinin sabahına karşı doğan sadece bir kız çocuğu değildim. Babam yetmişli yıllarda Almanya'da işçi iken sürekli bir kız çocuğuna sahip olmak istediğini duyardım ben onun dilinde. 6 yıllık gurbet hayatının sonunda babam Almanya'da veda eder. Annem ilk doğan yavrusunu henüz 52 günlük bir bebekken kaybeder. Ardından iki ağabeyim Arif ve İdris dünyaya gelir. Annem ilk evladını anlatırken:

-"Sarı saçlım, mavi gözlüm." diye her zikredişinde gözleri buğulanır, ciğer yankısıyla göğsü kabarırdı. Babamın sürekli kız çocuğu arzusu bir tutkuya dönüşür. Rahmetli teyzemden duyardım:

 

-"Eğer bir kız çocuğum olursa uğruna 4 kurban keseceğim. Koynumda büyüteceğim. Damadım olacak kişiyi baş köşeye oturtacağım evime geldiğinde."